6 Nisan 2014 Pazar

Rüzgarlı tur..

BBK Çanakkale'de turda.
Gidemeyenler Bodrum'da pazar turu yapar mı?
Dün hava çok rüzgarlıydı, ben tek başına şöyle bir dolanıp, keyif almayıp eve dönmüştüm.
Bugün de rüzgar var ama tur yapmak isteyenler de var.
3-5 kişi olursa eğlenceli bir tur olabilir.



BeBeK, yeni çantasıyla bu günkü geziye hazır.
Sırt çantası taşımak istemiyorum artık çünkü hem yük oluyor hem de sırtımı fazladan terletiyor.



Olgun gelmiş, beni bekliyor sokağın başında.
Birlikte pedallıyoruz Mangalcı'ya kadar.



Yolda yanımızdan geçen Erol, bisikletini hazırlamış bile.



Kerim'in gelmesini bekliyoruz ama hazırlanmasını beklemiyoruz.



Basıyoruz pedala, o nasılsa yetişir bize.



Bu teyze ve inek tüm günlerini birlikte geçiriyorlar.
Ne zaman görsem bu şekildeler.



Bu hanımı da sonunda fotoğraflamayı başarıyorum.
Bu yolda çok karşılaşıyoruz onunla.
Gülerek selamlaşıyoruz.



Biz bisikletçiler hep güler yüzlüyüz.



Güler yüzsüz olanlarımız da var elbette ama biz öyle değiliz.



Geren'de bir olay var.



Yeşillik alanı şeritlemişler.
İçinde kuşları kovalayan bir av köpeği ve o kuşların peşinden koşunca da alkışlayan bir kalabalık var.



Sevgi delisi oluyor bunlar.



Hatta sevgi kölesi.



Bakar mısınız?



Bizimkiler de bakıyorlar.



Bu bir av köpeği yarışması.
Kurallarını ve nasıl yarıştıklarını bilmiyorum ama kupaları var.



Köpekler oyun derdinde, aslında sahipleri yarışıyor.



Bizim de bu olaya ilgimiz bu kadar.
Kerim sahile inmiş bizi bekliyormuş.



Atların fotoğrafını çekmeden gitmem.



Kerim biraz beklesin.
Biz de onu beklemiştik.



Yalı kafede buluşuyoruz.



Kerim'in Ghost'u.
Çok iyi bir MTB.



"Seninki de fena değil Başkan" diyor.
Bi kere onun adı BeBeK.
Ağzından çıkanı kulağın duysun Kerim efendi..!



Kerim bizi feyste olan bitenden haberdar ederken, çayları ve çikolataları götürüyoruz.



Birer çay da Merida Man Recep'le içiyoruz ve ver elini Çiftlik.



5 kişi olduk.



İyi olduk.



Kerim biraz rahatsız ama genelde uyumlu bir grup olduk.
Kimse kimseyi beklemek zorunda kalmadan, tempolu bir şekilde pedallıyoruz.



Recep, Merida'sına bir de müzik seti eklemiş.



Bazen bu aksesuar işini abartıyoruz ama çok eğlenceli.



Gocuman Seven Merida, Recep'in gözdesi.



Salcano NG 600, Erol' da bisikletinden çok memnun.
O da sırt çantası taşımamak için, "Kasap" yakıştırması yaptığımız Bianchi servisindeki tamirciye yaptırmış bu bagajı.
"Bir şekilde uydurdu bu bagajı benim bisikletime. Ayrıntılara bakmaktan korkuyorum." dedi.
Kaynak yapmış olabilir mi diye inceledik.
Yapmamış.
Bagajın üzerine de çuk oturan bir çanta eklemiş Erol ve sırt çantasından kurtulmuş.



Olgun, Bianchi'sine bir gidon çantası eklemiş ve o da sırt çantası kullanmıyor artık.



Çantalı bisiklet iyi oluyor yahu.



Erol geri dönüyor, biz Çocuk Mezarlığı köyüne doğru biraz daha pedallıyoruz.



3-5 km gittikten sonra, arkada kalan arkadaşlardan telefonla uyarı geliyor.
"Dönelim."



Biraz soluklanıp..



Bir iki poz verip..



Resim çekindikten sonra..



Tempolu bir inişle Çiftlik köyüne dönüyoruz.



Molasız, Yalı'ya rüzgar ve kötü asfaltın neşemizi kaçırmasına izin vermeden uçuyoruz.



Recep' de burada bizden ayrılıyor  ve ailesine katılıyor.



Kızılağaç yolunda..



Bu arkadaş, altında bakkal bisikleti ile "Hayırlı turlar" diyerek bizi geçip gidiyor.



Biz ritmimizi bozmadan, onun gözden kaybolmasına izin verip, Mangalcı'ya ulaşıyoruz.



Kerim'den de burada ayrılıyoruz.
O arabasıyla dönecek Yalıkavak'a.



Olgun ve ben de geldiğimiz gibi pedallayarak döneceğiz.



Güzel turdu ama bitmedi.



"Benim pilim azaldı" diyen ama dibimden ayrılmayan Olgun.



Pilli bebek olmadığını kanıtlıyor yokuşta.



Bodrum'a hoş geldiniz.



Bu iniş tüm yorgunluğumuzu alıveriyor.



Çarşıya doğru..



Bodrum'un içine dalıvermek.

4 saatlik pazar eğlencemiz burada sona eriyor.

Keyifli dostlarla 54 km.



..

.





2 yorum:

Yelken dedi ki...

Pazar Turunuza çok sevindim; bir daha ayrı gayrı olmaması dileği ile...

Nezih Öget dedi ki...

Ayrı gayrı olmasın diyorsan Bodrum'da kal Emincim :)
Çanakkale'den dönmenize de ben sevindim ;)