27 Mayıs 2018 Pazar

Güllük gülistanlık.

27 Mayıs 2018
Pazar

Dükkanı kapattım, yeni dükkan açılana kadar tüm dükkan malzemesi evde.


Tabela bile.

Az kaldı, Atölye Bahçe çok yakında açılacak.
Uzun süredir bisiklet antrenmanı yapamıyorum, bu gün kendime izin verdim. 

Bodrum-Güllük 42 km. Bunun bir de dönüşü var, etti mi 84!
Etkinliğe 84 km yazsam kimse gelmez, Güllük-Bodrum 42 km turu yazdım, belki Güllük'e araba ile gelip oradan Bodrum'a dönerler diye ama bu da tutmadı.
Hatta ortalama hız 20 km dedim, yine olmadı.
Aynı tas, aynı hamam yani; "Hava sıcak, bu havada bisiklete mi binilir?"
"Yağmur yağacak, biz en iyisi meyhaneye gidelim."


Hava şahane, yağmur da yağmadı.
Ama zaten yağmurluk diye bir şey var.
"Bak, bilmemne marka yağmurluk aldım." deyip gözüme sokan kişi; neden aldın o yağmurluğu?
Milyon dolar verip, en pahalı bisikleti niye aldın?
Daha pahalısının posterini as evinin salonuna, aynı şey.



Aman, bana ne!
Ben bakarım dalgama.
24.7 ortalama ile geldim Güllük'e, tek başına daha özgür.
Kimse bisiklet sporcusu olmak zorunda değil.



Saat 14.00.
Burada 1 saat mola vereceğim.
Etkinlikte yazdığım gibi Güllük'ten çıkış 15.00 olsun.
Verdiğim sözde durayım ben.



1 saat nasıl geçer?



Tabi ki yemek yiyerek geçer.
Otlu peynirli gözleme, şahane bir sunumla geliyor, yanında domates, salatalık ve zeytinle.
Bir de yanında duble çay, 12 tl.

Bodrum'da Ali Cengiz çay bahçesinde 4 tane küçük çay içersiniz bu paraya, üstelik de garsonda bir karış surat, "Ne diye geldiniz buraya?" der gibi.
Buranın garsonu ise gördüğüm en güzel gülen garsondu.


1 saat çabucak geçiyor.
Yola çıkmadan bir markete uğrayıp, 1 tl bozuk paramı gösterip; "1 tl ya su var mı?" diye soruyorum.
Ortalıkta duran adam hemen ilgileniyor; "Elbette var." deyip bana 0.5 lt su çıkarıyor.
"1 tl ya bunu mu vereceksin?" diyorum.
"Evet." diyor.
"O zaman kalsın." diyorum.
Cevap vermeye çalışıyor; "Ama, kem, küm, flüpütrülüş..."
...
Migros'a gidiyorum ve 70 kuruşa 1.5 lt su alıyorum.
O sırada semt bakkalı, başka bir turisti kazıklamakla meşgul.



Güllük'te otururken geçen bir yağmur bulutundan bana nasip olan sadece 4-5 damla oluyor.
Hava açtı yeniden.



Parçalı bulutlar, 12.00-17.00 güneşini zayıflatıyor.
Hafif esintiye kendi yarattığım rüzgar da eklenince yine zevkten dört köşe pedallıyorum.
Tura Konacık'tan başladığım için, toplam 90 km pedallamış oldum.
Ortalama 24.1 km/h
En yüksek hız: 72.7 km/h
Mola hariç toplam pedallama süresi 3.45 saat.
Evden çıkış-eve dönüş: 5 saat.
Tüketilenler: 1 gözleme, 2 büyük çay, 2.2 lt su.

Her türlü havada bisiklete binin.
İyi gelir.
...
..
.



9 Nisan 2018 Pazartesi

BBK, şen şakrak.

8 Nisan 2018
Pazar
BBK Çamlık Turu

Ben Çamlık Turu diyorum ama aslında 2 ayrı grup olup farklı rotalar yaptık.
'Tembel Grup', Yalıçiftlik turu, 'Çalışkan grup' da Çamlık turu yaptı.
Çiftlik kahvesinde buluşacaktık ama "Çalışkan" grup orman yolunda bilmediği yola girince, yaklaşık 1 saat geç kaldık buluşma yerine.
Onlar da sıkılıp gitmişler. Daha sonra Mıstık Cafe Çay Evi'nde buluştuk.



Böylesine güzel bir günde herkes bisiklete binmek istemiş.
Kalabalıktık.


Yaş ortalamamızı düşüren bu gençlere teşekkürü bir borç biliriz.
Aralarında oldukça sıkı bisikletçiler var.



Tembeller grubu daha kalabalık olan gruptu.
Onlar Yalıçiftlik rotasında keyif yaptılar.



Sohbet koyulaştırdılar..



Keyif yaptılar...



Yardımlaştılar...


Çalışkanlar grubu ise 3 elin parmakları kadardık.



Çamlık rotasını ilk kez yapan arkadaşlarımız üstün başarı gösterdiler.



Çamlık köyündeki bu keyifli moladan sonra..



Oldukça zorlu bir orman yolunu da başarıyla bitirdiler.


Daha sonra Mıstık'ta buluşup Bahadır ve Mine'nin doğum günlerini kutladık.



Pasta şahaneydi.

Yukarıdaki fotoğrafları, BBK facebook sayfasında paylaşan arkadaşlarımdan ödünç aldım.
Bu fotoğraflar için Emrah Tezer, İlker Ünal, Ümit Birsel, Uygur Yumrukçal ve Osman Şamlı arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
İlk kez böyle bir şey yapıyorum çünkü, fotoğraf makinemi şarj etmeyi unutmuşum.
Yine de bir yerlerde şarj ederim düşünüp şarj aleti ile birlikte yanıma aldım.
Arkadaşımızın arabasındaki Usb girişine taktım ve Mıstık kafeye kadar fotoğraf makinemden uzak kaldım. Oysa, özellikle orman yolunda muhteşem görüntüler vardı.
Ne yapalım bu seferlik de böyle oldu.
Aslında bu gezinin blog yazısı olmayacaktı ama aramıza yeni katılan genç arkadaşlarımdan biri, "Bu gezinin blog yazısı olacak değil mi?" diye sorunca onu kırmak istemedim.

...

Aşağıdaki fotoğraflar da benim çektiklerim.


Pastayı yediniz, gülersiniz tabi.



Aramıza korsan karışmış.
 Bir gün, ona da BBK forması giydirebilir miyiz?



"Abi, al bunları. Yokuş çıkarken birer birer yut."





Tatlı yiyelim, mümkünse hiç konuşmayalım.
En azından yerken!



Pasta biter, parti biter.



Tarkan - Eda - NeO



MotoKarizma



Bu delikanlıya dikkat!
Geleceğin Peter Sagan'ı olabilir.



Aslında herkes çok iyi sürdü bugün.
En azından benim gördüklerim.



Çamlık kahramanlarından.



"Nerede benim bisikletim?"



"Lan!"



"Çok basit. Bu fren, bu da vites."






Bu BBK turları da olmasa çok özleyeceğiz bir birimizi.



Onca şamatamıza rağmen oyundan başlarını bile kaldırmadılar.



Ben fotoğraflarını çekerken ille de tokalaşmak istedi benimle.
Samimi Ege insanları.



Ugh!



Pasta bitti, şimdi sosyal medya zamanı.



"Haberim yokmuş gibi çek pampa." dedi billahi.



Yol bisikletleri çoğalıyor mu ne?



Bu gün Tarkan ile birlikte pedalladık.
O bir efsane.



"Dümdüz gidiyon, yokuş başına geldiğinde Bodrum'u göreceksin,
Sanmaki geldiğin gibi gideceksin
Senden öncekiler de böyleydiler
Akıllarını hep Bodrum'da bırakıp gittiler"



Mıstık Cafe.



Tarkan gidip duru.
Yine gel.



Sevgi.



Ayten, Füsun, Ümit arka arkaya.



Doomgünü coçukları.
Bahadır ve Mine.



Bodrum'a dönüş zamanı.


Kızılağaç'tan geçerken Mıstık Cafe'ye uğrayıp bir çay için illaki.




Sevgiyle kalın.
...
..
.