2 Aralık 2017 Cumartesi

Coka'nın 2 günlük bisiklet turu.



1 Aralık 2017
Cuma

Blog yazıma 1 gün öncesinden başlıyorum çünkü yazacak çok şey var.
Çok sevgili arkadaşım Coka Ahmet, bir bisiklet turu etkinliği yaptı ve bunu Facebook'ta paylaştı.
İşte etkinlik fotoğrafı ve açıklaması;
...........................


"Her biri 100 km üzerinde 2 günlük bir kış turu yapmak istedim. Özel bir amacı yok. Gelmek isteyen olursa diye bu etkinliği açtım. Herkes kendinden ve güvenliğinden sorumludur. Takip, teknik vs desteği yoktur. Aşağıda yazacağım program kabaca oluşturulmuştur değişiklikler gösterebilir."
.............................
Daha önce hemen hepsiyle pedal bastığım, çok sevdiğim arkadaşlarımdan 15 kişilik bir ekip oluşuyor. Araç desteği, kahvaltı ikramı, destek aracı + gönüllü sürücü ve daha fazlasıyla ilgi ve destek buluyor bu gezi. Hem de yılın en kısa günlerinde ve olumsuz hava şartlarının yaşandığı Aralık ayı başında.

-------------------

1 Aralık Cuma akşamı;
Ertesi sabahı 07.00 de, Levent'in kahvaltı ikramıyla yola çıkacağımız mEAT Burger'de buluşup, SucukBurger ve biralarımız eşliğinde 2 günlük turumuzu konuşup, bol bol makara yaptık.

Akyaka'dan sonra Sakar yokuşunu pedallayalım mı? Muğla'ya kadar araçla devam edip, Muğla-Bodrum etabına daha zinde mi başlayalım? Kim ne yaparsa yapsın yine de arkadaş kalalım mı?
Öğle yemeğini Çökertme'de mi yiyelim? Yoksa Ören'de mi?
Akşam yemeğini Akyaka'da salaş meyhanede mi yoksa Azmakbaşı'nda ızgarası meşhur olan yerde mi yiyelim?

Çok önemli konular konuştuk.

Seçkin'in arabada Yunan müziği, iş yerinde Japon radyosu dinlemesinden, Japonya'da yeni uygulanacak olan hızlı trene hareketli peron projesine...
Önümüzdeki ilk GranFondo yarışına 100 kişilik takımla katılmaya..
Gökova Bisiklet Turu'nu 5 günden, 10 güne çıkarmaya...
Datça-Bodrum arasına, deniz üzerinden yapılacak bir bisiklet yolunun, bisiklet turizmine getireceği katkılara...
En son, güneş enerjisi ile çalışan vites sisteminin, GPS destekli kas gevşetici masaj programıyla senkronize çalışması fikri ortaya atıldığında "İyi geceler." deyip yanlarından ayrıldım.
...............................................

2 Aralık 2017
Cumartesi
Bodrum-Akyaka: 106 km.

Sabah 07.00 de fırladım yataktan.
Daha önce hazırladığım bisiklet giysilerimi kuşandım, yedek giysileri koyduğum çantamı alıp çıktım evden.


Hava yeni yeni ağarmaya başlamış.




Ben biraz geç kaldım, onlar kahvaltılarını yapmışlar bile.
Ben de  Levent'in hazırladığı menemeni, simit+poğaça eşliğinde lüpletip, karnımı doyuruyorum.



Levent Sevil, Muğladan kamyoneti ile geldi.
Tur boyunca eşyalarımızı taşıyacak bu kamyonet.
Şöförümüz de Oktay.
Oktay' da turun bazı bölümlerinde bisiklet binme şansı buldu, şöförlük işini bizden birilerine devrederek.



Ekip neredeyse tamam.
Emrah, sabahın bu saatinde uyanıp, bizi uğurlamaya gelmiş.
"Kahvaltıya geldim." diyor.



8.15 te yola çıkıyoruz.



Ortalık aydınlandı ama henüz güneş yüzünü göstermedi.



İlk molamız taş masalı kahvede.
Diğer kahve henüz açmamış.



Çaylar, kahvelerle uyanmaya çalışıyoruz.



İrem Harika (katılan tek kadın bisikletçimiz), Levent Sevil (Muğla Bisiklet Derneği Başkanı),
Tevfik Özdol (en büyüğümüz)



Tevfik'ten sonra ben geliyorum.
Seçkin Kesoğlu ve Alp Aslan



Sağda, en gencimiz Umut Dayıoğlu.



Çocuk Mezarlığı mahallesinden hızlıca geçiyoruz.



Çoğul konuşuyorum ama şu sıra tek başına pedallıyorum.
Bir ara hemen arkamdan Alp geliyordu ama ben arayı açınca, Mazı sapağını kaçırıp Mumcular tarafına pedallamışlar İrem'le birlikte.



Mazı'ya geldiğimizde onlardan gelen telefonla anlıyoruz bu yapılan yanlışlığı ve geç kalmasınlar diye araç gönderiyoruz, onları alıp geliyor.



Burada neden suratsızım bilmiyorum.



Taner, anında güldürüyor beni.




Buraya gelene kadar çok sert bir rüzgarla savaştık ama bu keyfimizi kaçırmadı.



Mazı'dan Çökertme'ye kadar uzun bir iniş var.
Adeta uçar gibi iniyoruz.




Çökertme'de rüzgar azalıyor ve güneş tepemizde ısıtmaya başlıyor.



Buranın Çökertme Kebabı meşhurmuş.



Çok acıktık ama meşhur olan şeyleri biraz beklemek gerekiyor.



Sevgili Atam ve Alp'in hediye ettiği bisiklet şapkamla komik ben.



Yemekte, bu şahane sahilde bira iyi gider.



Heryerde kediler gelip bizi buluyor.



Çökertme



Kebabı



Seçkin ayrı telden çalıyor bugün.



Yemek biter bitmez yola koyuluyoruz.



Ören yolundayız.



Ören girişinde kısa bir çay molası.



Önümüzde Alatepe rampası var.
6 km tırmanacağız.



İrem, aramızdaki en hızlı bisikletçi.
3 hafta önce, Çeşme GranFondo yarışında üçüncü oldu.



Grupta herkes sıkı bisikletçi zaten.



Yolları bilmediği halde önden pedallayan Alp, ikinci kez yanlış yola sapıp, Ören sahiline kadar gidip geliyor.
Bu sayede, toplamda, bizden 10 km fazla pedallamış oluyor.



Alatepe rampası başlıyor.



Alatepe köyünü geçip, Kultak köyünün kahvesinde mola veriyoruz.



Televizyonun sesi kapalı ama şarkı söyleyen kadın pek eğlendiriyor bizi.



Bakmayın sobanın etrafında oturduğumuza, soba yakacak kadar soğuk değil hava.



Çaylar şahane.



Alatepe rampası biraz yordu bizi ama daha önümüzde çok yol var.



İkinci çayları da içip hemen yola koyuluyoruz.



Karanlığa kalmadan Akyaka'ya varmak istiyoruz.



Sabah kahvaltısı ikramı için Levent Obalar'a teşekkür ediyoruz.
MeatBurger, Bodrum'da 1 numara.



İrem, hiç yorulmamış gibi duruyor.



Muğladan Önder Sermet, o da sıkı bisikletçi.
İlk kez birlikte pedallıyoruz.
Alatepe rampasını daha önce tırmadım ben deyip arabanın direksiyonuna o geçiyor ve Oktay bisiklete binme şansı yakalıyor.



Şimdi önümüzde güzel bir iniş var, o yüzden rüzgarlıklarımızı giyiyoruz.




Aşağıda Akbük.


Çok şahane bir manzara.
Ardından şahane bir iniş daha.



Gün batıyor ama önümüzde 20 km daha yol var.



En az yarım saat karanlıkta pedallıyoruz.
Taner'le ikimiz önden biraz hızlı giderek son enerjimizi harcıyoruz.



Otelimize gidip, duşumuzu aldıktan sonra soluğu meyhanede alıyoruz.



Rakıyı hakettik.
11 saattir yoldayız.
Toplam 7 saat bisiklet üzerinde geçmiş.
Evet, hakettik.



Çok şahane bir akşam yemeği yiyoruz.



Rahat Meyhane, mezeleriyle ünlü.



Cospay'ın mutfağı.



Bu da, o meşhur mezeleri yapan Cospay.
Adının hiçbir anlamı yokmuş.
Gençliğinde halk oyunları ekibindeki arkadaşları takmış bu ismi ona.
O da sevmiş.



Arnavut ciğeri harika.



Yan masada şarkılar türküler gırla.



Ama gençlerin hepsi sigara içiyor.
Bizde ise sadece 1 kişi. İsmi lazım değil, o kendini bilir.



Fırat Okutucu, kaldığımız Esen Apart'ın sahibi.

.....................................................
.....................................................

3 Aralık Pazar



Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra, Muğla'ya gitmek üzere bisikletlerimizi kamyonete yüklüyoruz.
Bu günkü turumuza oradan başlayacağız.
Muğla-Bodrum: 110 km.



Esen Apart, Akyaka'nın en güzel apartı bizce.



Muğla'da, kamyonetten bisikletlerimizi indirip..



Derhal yola koyuluyoruz.



Bakalım bu gün, hava kararmadan turumuzu tamamlayabilecek miyiz?



Önder ve Alp, bu gün yol bisikleti ile pedallayacaklar.



Susuz kaldım ve üzerimde para yok.
Yatağan rampasını bitirince bir benzinciye dalıyorum ve çay bedava.
Geriden gelen arkadaşlarım sayesinde su da alıyorum yanıma.
Biraz giysilerimi kurutup, 10km ilerideki öğle yemeği mola yerine pedallıyorum.



Yemek beklerken, üzerimizdeki giysileri kurutma halimiz.



Güneş, sen bizim her şeyimizsin.



Buranın da kavurması meşhur.



E, haliyle bekliyoruz.



Öğle rakısı candır.



Bodrum yolcusu kalmasın.
1 km sonra, 6km lik bir iniş var ki muhteşem.



Milas'ta hiç durmayıp, Güvercinlik'teki son mola yerine pedallıyoruz.
Oktay, güya araç şöförü olarak geldi ama gördüğünüz üzere yine bisikletin tepesinde.
Bu sefer de Levent direksiyonda.




Yolda arkadaşımızın mekanına uğrayıp su ve meyva takviyesi alıyoruz.
Bu güzel ikramlara da çok teşekkür ediyoruz.



İşte son mola yerimiz Güvercinlik'teyiz.



Herkes mutlu.
Önümüzde sadece 21 km yol kaldı.
Gün batmadan Bodrum'da olacağız.



Son rampada Memo önde, ben arkada.



Son durak, NeO Bike Bodrum.
Coka Ahmet'in düzenlediği 2 günlük tur sona erdi.
106+110=216km yol yaptık 2 günde.
Katılan arkadaşların hepsine binlerce teşekkür ediyorum ben kendi adıma.
İyi ki sizleri tanımışım.


...

..

.
















1 yorum:

Alp Aslan dedi ki...

Nezih ile yol çok zevklidir. Arada birbirimize takılır dalga geçsekte zaman zaman onun tabiriyle “basıp gittiniz abi” taşlamalarına maruz kalsakta benim en favori yol arkadaşımdır. Gerçi çoğu zaman birbirmizi sadece yola çıkarken görsekte...