29 Aralık 2014 Pazartesi

Namı diğer Pala.

29 Aralık 2014
Pazartesi

Hava mis gibi, bir bisiklet turu iyi gider dedim ve hazırlandım.
Tam çıkacakken yağmur başladı, giyidiğim bisiklet giysilerini çıkarıp sokak giysilerimi kuşandım.
Nasılsa kocaman bir balıkçı yağmurluğum var, onunla yağmurda sakin bir yürüyüş yaparım diye düşündüm.
Hazırlandım ve yine tam çıkacakken balıkçı yağmurluğunun yetmeyeceği bir ortam oluştu dışarıda.
Ancak balık olmak gerekir evden çıkmak için.
Yağmur yine kafa yapıyor benle deyip eve odaklanmaya çalıştım.

Derken Fethiye'den Erkin kardeşimden bir telefon geldi.
Belki yarım saat konuştuk, hasret giderdik.
Bu günkü sohbet ihtiyacımın bir kısmını keyifli bir biçimde gidermiş oldum.

Geçen zaman içinde yağmur şiddetini kaybetmiş, gökyüzündeki bulutlar siyahtan griye doğru renk değiştirmişler.

Bu hava bana bu gün bisiklet sürme şansı verir diye düşünüp, bisikletin üzerindeki ince lastikleri 2.2 mtb lastiklerle değiştirmeye karar verdim.
Hemen bu değişim ardından yağmur tamamen durdu.
Yeniden başlayana dek ben bir sürü yol alırım diye düşünüp 5 dk içinde taytlı maytlı giyinip, sarı yağmurluğumu da kuşanıp atıverdim kendimi dışarı.



Lodos'un etkisiyle hava lokum gibi.
Yerdeki su miktarı beni alttan alttan ıslatsa da pek umurumda değil.
Gümbet sahilinde  buluverdim kendimi.



Lodos gazisi bir tekne.



İn-cin dalga sörfü yapıyor.



Sokaklarda benden başka çok az insan var.



Onlar da arabalarıyla yanımdan geçerken beni biraz daha ıslatma derdindeler.
Genelde bu zevki onlara tattırmıyorum.



Gümbet koyuna bir bakış fırlatıp..



Bitez'e doğru yağmur sularıyla birlikte akıyorum.



Arada durup güzel Bitez'i tarihe geçiriyorum.



Dün de buradan geçtik BBK turu ile ama bu heykeli ilk kez farkediyorum.



Güzel bir kompozisyon ve



dengeli..



Beğendim doğrusu.



Bitez sahili, dünkü pazar kalabalığı olmadan daha güzel.



Bir de güzel ışık varki sorma gitsin.



Güneybatıda bulutlar dağıldı.



Bitez köyiçi tarafında alçalan koyu gri bulutlar yağmur olabilir diyor.



...



Bitez sahilinden köy içine kadar çiseleyen bir yağmurda pedallıyorum.
 Köy içinde yağmur yok denecek kadar azalıyor.
Biz buna "ahmak ıslatan" diyoruz.



Bitez mezarlığında, eski dostum Pala'yı ziyaret ediyorum.
Kısa bir sohbetle hasret gideriyoruz.
"Sen yukarıya daha yakınsın, söyle de ben eve gidene kadar yağmur bu kadarla kalsın" ricasında bulunuyorum.



Sağlığında en yakın dostlarımdan biriydi.
Cennette keyfi yerindedir umarım.



Eve varınca güzel bir kahvenin yanına Kardeşler fırınından üzümlü kek iyi olur.



Pala ricamı iletmiş olmalı yağmur hala çisenin ötesine geçmedi.

Bu küçük tur iyi geldi.
Siz de böyle fırsatları değerlendirmek için tetikte olun.
Mutluluğun peşinden gidin.



..

.







2 yorum:

Necmi Tel dedi ki...

Çok keyifli bir okadarda anlamlı bir tur olmuş sağlıklı mutlu kazasız nice pedallar dilerim.
üzümlü kek yunuslar dan olsaydı belki bir iki fotoraf daha görebilirdik.

Nezih Öget dedi ki...

Kardeşler fırınında her zaman taze ve Yunuslardan daha lezzetli bu kekler.
Ayrıca Kardeşlerde 1 tl, Yunuslarda 4 tl.. ;)