20 Aralık 2014 Cumartesi

Coka ve NeO'nun Milas macerası.



20 Aralık 2014
Cumartesi

Sevgili günlük!
Bugün de şöyle oldu;


BBK bugün Kos adasına gitmeye karar verdi.
Benim, pasaport ve vize ile ilgili vatandaşsal eksikliklerim olduğundan ben gidemedim.

Başka bir planım var.
Kaslarımın gelişme  ihtiyacını karşılamak ve Coka Ahmet'le tanışma günüm bugün.

Bodrum-Milas ve dönüşü çok iyi bir kadans çalışma parkuru.
Çok severim.
Daha önce birkaç kere denediğim bu parkuru çok seviyorum.
Kaza geçirmeden önce son gidişimde, mola vermeden 2 saatte almıştım bu yolu.
Bakalım ne durumdayım. Bunu test edeceğim bugün.

Bu güzel parkurda bana eşlik edecek olan partnerim de uzun süredir tanışmak istediğim,
çizgilerine hayran olduğum bir bisikletçi.
Güzel bir blogda çizgilerini ve hikayelerini paylaşıyor.
Tanımak isterseniz aşağıdaki linki tıklayınız.


Coka Ahmet'in güzel çizimlerinden biri.






Saat 10.00 buluşacağız.



10 a 5 var.



Beklerim.



Neredeyse gelir.



İşte geldi Coka; "Tam zamanında geldim." der.
Meğer Yalıkavak'tan pedallamış.
Ben bunu bilmediğim için ona hiç dinlenme fırsatı vermeden, "Deva." diyorum.



Uzun bir süre birlikte pedallıyoruz.



Bir are öne geçip, arayı açtığımı fark ediyorum ve biraz oyalanıp yetişmesini bekliyorum.



Meğer zinciri çıkmış ve onun için geride kalmış.
Yalıkavak'tan pedalladığı o zaman öğreniyorum ve diyor ki;
"Ben seni yavaşlatmayayım, kendi ritminde sür lütfen."



Gideceğimiz yer belli ve benim bir amacım var.
Basıyorum pedala ve bu günkü Bodrum-Milas süremin ne olacağını merak ediyorum.



Güvercinlik geride kalıoyor.



Coka geride görünmüyor.



Nasılsa Milas'ta mola vereceğim, orada beklerim ve birlikte döneriz diye düşünüp asılıyorum pedallara.



Güllük sapağı..



Havaalanı kavşağı..



Milas'a 16 km kaldı.
Merak edip saate bakıyorum, 1 saat 36 dk olmuş.
2 saatten fazla sürecek.



Biraz daha yükseltiyorum hızımı ama önümde Milas yokuşu var.



Gayet iyi durumdayım, hedefim 2 saat 15 dk.



Milas'a girdiğimde tam olark 2 saat 15 dk da geldiğimi görüyorum.
Bravo NeO, tamamdır bu iş.



Bir umut geriye bakıyorum, Coka henüz yok ortada.



Milas'ın içine girmeye gerek yok.



Daha önce durup dinlendiğim market'in önüne seriyorum postu.
1 muz ve 1 sinikırs lüpletiyorum.
1 lt de su.
35 dk sonra Coka'dan tel; "Milas yokuşunu çıkmayacağım, istersen buralarda bekleyeyim seni." diyor.
"Oradaki ilk kahvede otur, hemen geri dönüşe geçiyorum, birlikte döneriz." diyorum




2 dk içinde yola çıkıyorum.



Hiç fotoğraf çeken bisikletçi görmemiş olabilir bu vatandaş.



Yokuşun sonu, inişin başlangıcı.



Ben gelene kadar 2 çay içmiş, 2 şer tane de birlikte içip güzel bir sohbet ediyoruz.



Daha önce Gökova Bisiklet Turunda'da berabermişiz ama orada tanışıp sohbet edememiştik.



Tam kalkarken bir telefona takılıyor.



Böyle zamanları fotoğraf çekerek geçiştirmek mizacımda var.



Coka'nın bisikleti..



Kahvecinin coçuğu, orla gülümsettim.
Bu kadar gülebiliyor.



Yandaki sokak..



Bunun sonunda bitiyor sokak.
Daha önce kahvede benden bisiklet viteslerinin nasıl kullanıldığı hakkında bilgi alan kişi bu sokağa 5 tane ev yapmış.
"Maile burada oturuyoruz, burası bizim sokağımız." diyor.
En eski ama bana göre en güzel ev onunkisi.



Geri dönüşümüzde de hava muhteşem.



Coka' da dinlenmiş ve peşim sıra pedallıyor.



Hemn arkamdan, hava koridorumdan takip ediyor beni.



Böylece daha az yoruluyor.



Grup sürüşlerinde bu hava koridoru sırasıyla kullanılır ama benim performansım ondan daha yüksek olduğu için sürekli ben önde gidiyorum.



Rüzgar çoğunlukla karşımızdan esse de çok güçlü değil.



Bu da bize rahat bir sürüş veriyor.



İyi gidiyoruz.



Manzara da şahane.



Keyfimize diyecek yok.



Seyir terasında tanımadığımız bisikletçiler var.
BBK'dan söz ediyoruz, yakında onlar da turlarımıza katılacaklar.



Bu kısa aradan sonra yeniden pedallamaya başlıyoruz.
Ben, Kos'a giden arkadaşlarımızı karşılamaya yetişmek için Coka'dan izin istiyor ve hızlanıyorum.
Seni tanıdığıma çok memnun oldum dostum.
Yeniden ve daha çok görüşmek umuduyla, bu turda bana eşlik ettiğin için çok teşekkürler.



Eve vardığımda saat 16.00 idi.
Zamanlamalar çuk oturdu bugün ve ben kendimi çok iyi hissediyorum.

Yaşasın…!



..

.






Hiç yorum yok: