11 Nisan 2021 Pazar

Rüzgarlı tepe..

11 Nisan 2021


İç Anadolu'da kar yağışı var. Bu yıl mevsimler iyice şaştı. Bu günlerde sıcaklık 30 dereceleri bulurdu Antalya'da. 
Şimdi ise kimi zaman saatte 30 km hızla esen rüzgar, yaylanın kar soğuğunu taşıyor.






İşte bu rüzgara rağmen güneşin enerjisi bizi Hisarçandır yokuşunda buluşturdu.
Yokuş çıkarken kuzeyden gelen rüzgarı kesen dağların arasında, %6-16 arası değişen eğimdeki yokuşta güzel antrenman oldu.



Dinlenmek için durduğumuzda hemen bizi bulan güzellikler (bu sefer kuçular, geçen çıkışımızda aynı yerde çok tatlı bir pisi vardı) neşemizi arttırdı.



Feride, gittikçe artan performansıyla yokuşta canavar gibi maşallah.



Bu güzellikler olmasa ne yapardık biz?



Peloton Antalya yokuşçuları.



Keyfimiz yerinde.
Yokuş antrenmanlarını daha çok seviyorum çünkü yapılan antrenmanın kalitesini arttırıyor.
Ne kadar çok tırmanırsan, o kadar çok gelişiyorsun.



Bu sporun cilvesi lastik patlaması.
Gülün dikeni.



Bu güzellik tırmanırken de inerken de peşimizdeydi.
Dil bir karış dışarıda ama yılmadan koşturdu bizimle.




Bu lastik işi biraz fazla uzadı.



2 kangal daha katıldı aramıza..



Lastik tamir profesörleri iş başında.



Ha gayret, olacak bu iş.



Birlikten kuvvet doğdu ve bir lastik tamirini daha alnımızın akıyla başardık çok şükür.




Bu tura katılan tüm arkadaşlara ve tüm kuçulara teşekkürlerimi sunuyorum.
Hayat sizlerle güzel.





 

8 Nisan 2021 Perşembe

Yıkık sarnıç

8 Nisan 2021


Bisikletin ömrü uzattığını öğrendim ya, inmem artık tepesinden. Bu dünyaya kazık çakacam sonunda.. 


Bülent'le sabahtan Geyik Bayırı'na çıkmaya niyetlenmiştik ama kara kara bulutlar yağmur riski yarattığı için vaz geçtik. Öğle olunca yağmayacağı anlaşılınca kısa bir tur için buluştuk.

Kepez rampasını 39 aynakolla çıkınca bir PR gelir sandım ama vakti zamanında burayı 1.08 dk daha hızlı çıkmışım. Biraz daha çalışmam gerekiyor anlaşılan.

Duacı sonrası orman yolunda yıkık bir sarnıç gördük. Orada fotoğraf bahanesiyle verdiğimiz küçük moladan sonra döndük.

Bu sarnıçın yanına bir köpek kulübesi yapmışlar. Bir anne ve 5 yavrusu burada takılıyor. Birileri de onları beslemek için bir sürü plastik çöp bırakmış buraya. Bülent'le bir daha hazırlıklı gelip buranın çöplerini temizleme kararı aldık.


















 

7 Nisan 2021 Çarşamba

Kirişçiler Muhtarlığı

7 Nisan 2021

Bizim Nesrin, şehirden bıkmış, köy hayatına yatay geçiş yapmış. Geçenlerde benim bisikletle oralardan geçtiğimi öğrenince beni kahveye çağırdı. Bugünkü şahane havayı öyle değerlendireyim dedim.




Kepez rampasını çıkıp Duacı köyüne yöneldim. 




Rampada terledim ve burası da rüzgarlı ama yinede rüzgarlığımı giymedim..



.. çünkü güneş çok etkili.



Sonunda ben de buralara taşınacağım galiba, hava muhteşem buralarda.



Tarife göre bu sokakta olması lazım Nesrin'in evi..
Telefon ettim, evde değilmiş.
Habersiz geldim, sürpriz yapayım diye ama olmadı.
Olsun, benim için güzel bir antrenman oldu.
Belki Kirişçilere taşınır, sonra da muhtarlığa adaylığımı koyarım, ne dersiniz?



Muhtarlığın karşısındaki caminin hemen yanında geçen gün gördüğüm sarnıçın aynısı var.



Buna o kadar çok çöp atmamışlar caminin yanında olduğu için.
Allah korkusu bu, hiç bir şeye benzemez. :)



Böyle de bir anımız oldu.
Kapının hemen üstündeki kare boşlukta büyük bir ihtimalle, kim tarafından ve ne zaman yapıldığı yazılı olan bir taş vardı. Biri alıp bahçesine koymuştur ya da para karşılığı birilerine vermiştir.
Bu cins insana da allahtan korkmaz, arlanmaz, utanmaz diyoruz.
Çünkü bu ülkede herşey dinle ilgilidir.



Bu kadar zevzeklik yeter..


i

Bu yol dümdüz Varsak'tan şehir içine bağlanıyor.
İlk kez indim, süperdi.
Pedal çevirmeden 64.4 km/s en yüksek hıza çıkmışım.


 

6 Nisan 2021 Salı

Orman cini..

6 Nisan 2021

Artık baharın sıcaklığı hissediliyor. Mandalina ve portakal çiçeklerinin kokusu heryerde.

Eren'in sınavları bitmiş, kafa dağıtmak için doğada pedallamak istiyor.
Ben de bahane arıyorum zaten.
Gökdere yolundan ormana girip, ayı var mı diye kontrol edelim dedik.




Karikatür için Mesut Ekener'e teşekkürler.




Şimdilik bir kaç at gördük ama zaten henüz ormana girmedik.


 



Eren; "Abi, şurada bir dere varmış, bir bakalım mı?"


Ormana girmek yasak ama biz hangi yasağa uyuyoruz ki?




Eren, 20 yaş altı..



Ben 65 yaş üstü.


Su kenarını bulduk, fotoğraf zamanı.



Keyifler yerinde.



Yol bisikleti ayakkabısı ile taşların üzerinden kayıp, yeni bir kırık vakası yaşamamak için yalınayak takılıyorum.



Su buz gibi ama kimin umurunda...



Eren; "Abi, sana deli dedikleri kadar varsın." deyip bana iltifat ediyor.



Bu suya girip dirilmemek delilik olurdu.



Çevremizde utangaç utangaç dolaşan bu kangal kırmasını yanıma gelmeye zor ikna ediyorum.



Belli ki çok korkutmuşlar.



Bacağında küçük bir de yara vardı, ya köpek kavgası ya da insan yarası.



Oysa dünya tatlısı, uysal bir kuçu.



Bir öpücük istedim ama vermedi.



Kısa bir yokuş tırmanıp, manzaraya ulaşıyoruz.



15 sene önce burada ilk kez enduro motorlarla bir fotoğrafım olmuştu.
O zamanlar buranın yolu toprakdı.
Şimdi asfalt ama bir çok ev inşaatı olduğu için bir çok yeri de bozulmuş.









Bu gün de bir ayıya rastlamadan orman sürüşümüzü bitirdik.